Ümraniye yağmurdan sonra daha ağır kokardı. Islak asfalt, egzoz dumanı ve apartman aralarına sıkışmış rutubet… Şehir burada hep aceleciydi www.anadoluescortlari.com ama aynı zamanda yorgun. Selma, bu yorgunluğu iliklerine kadar hissedenlerden biriydi. Yirmi yedi yaşındaydı ve Ümraniye’nin hastaneye yakın mahallelerinden birinde, eski bir apartmanın ikinci katında yaşıyordu.
www.anadoluescortlari.com
Evi küçüktü ama düzenliydi. Bir yatak, bir gardırop, küçük bir masa… Duvarlarda hiçbir fotoğraf yoktu. Selma geçmişe bakmayı sevmiyordu. Eve her geldiğinde pencereleri açar, içeri biraz hava girsin isterdi. Çünkü bazı geceler nefes almak bile zor gelirdi.
İstanbul’a altı yıl önce gelmişti. İlk zamanlar Ümraniye’de bir temizlik şirketinde çalışmış, gündüzleri apartman merdivenleri silmişti. Yorulurdu ama akşamları başı yastığa rahat koyardı. Sonra annesi hastalanmış, memlekete para www.anadoluescortlari.com göndermek zorunda kalmıştı. Borçlar, işsizlik ve yalnızlık bir araya gelince Selma kendini dar bir koridorun içinde bulmuştu. Geri dönmek kolay değildi, ileri gitmek ise neredeyse imkânsızdı.
Selma geceleri dışarı çıktığında, kendini hep iki farklı kişi gibi hissederdi. Bir tarafı güçlü durmaya çalışır, diğer tarafı sürekli susmak isterdi. İnsanların bakışları çoğu zaman yüzeysel olurdu. Kimse onun sabahları baş ağrısıyla uyandığını, geceleri bazen sessizce ağladığını bilmezdi. Kimse, Selma’nın aslında sakin bir hayat istediğini sormazdı.
www.anadoluescortlari.com
Gündüzleri uyumaya çalışırdı ama Ümraniye’de gündüz de dinlenmek zordu. Sokaktan gelen sesler, apartman kapısının çarpması, komşuların konuşmaları… Uyuyamadığında tavana bakar, “Bu noktaya nasıl geldim?” diye düşünürdü. Kendine kızdığı çok olurdu ama geçmişi değiştiremeyeceğini de biliyordu.
Selma’nın en sevdiği anlar, sabah erken saatlerdi. Ümraniye henüz tam uyanmamışken dışarı çıkar, mahalledeki küçük çay bahçesine giderdi. Bir bardak çay alır, sessizce otururdu. Çantasından küçük bir örgü çıkarırdı. Annesinden öğrenmişti. İlmek atmak, onun için düşünmeden durabilmenin tek yoluydu. İlmekler ilerledikçe içi biraz hafiflerdi.