Ataşehir sabahları düzenliydi. Geniş yollar, düzgün kaldırımlar ve cam cepheli binalar, her şeyin kontrol altında olduğu hissini verirdi. Ama bu düzen, herkes için aynı anlamı taşımıyordu. Ceren için Ataşehir, kaybolmanın kolay olduğu www.anadoluescortlari.com bir yerdi. Yirmi üç yaşındaydı ve rezidansların gölgesinde kalan, kimsenin adını pek bilmediği bir sokakta yaşıyordu.
www.anadoluescortlari.com
Ceren’in evi küçük bir bodrum daireydi. Güneş ışığı yalnızca öğleye doğru kısa bir süreliğine içeri süzülürdü. Duvarlar nemliydi, tavan alçaktı. Eve her girdiğinde çantasını yere bırakır, derin bir nefes alırdı. Dışarıda güçlü görünmeye çalışırken içeride yorgunluğunu saklamasına gerek yoktu. Bu ev, onun tek güvenli alanıydı.
İstanbul’a gelişinin üzerinden üç yıl geçmişti. İlk geldiğinde Ataşehir’de bir rezidansta temizlik işine girmişti. Gündüzleri başkalarının düzenli hayatlarının izlerini siler, geceleri kendi dağınıklığıyla baş başa kalırdı. Maaşı yetmemişti. Borçlar, beklenmedik masraflar ve yalnızlık üst üste binmişti. Zamanla verdiği kararlar, onun hayal ettiği hayattan çok uzaktı. Ama Ceren, o günlerde başka bir yol göremediğini kendine sık sık hatırlatıyordu.
www.anadoluescortlari.com
Geceleri Ataşehir’in ışıkları altında yürürken, kendini vitrindeki bir eşya gibi hissederdi. İnsanlar ya hızla geçerdi yanından ya da kısa bir bakış atardı. Kimse onun geçmişini, nelerden vazgeçtiğini merak etmezdi. Oysa Ceren, lisede matematiği çok seven, öğretmeni tarafından sürekli övülen bir öğrenciydi. Mühendis olmak isterdi. Şimdi sayılarla değil, günleri sayarak yaşıyordu.
Gündüzleri uyumaya çalışırdı ama Ataşehir gündüz de sessiz olmazdı. İnşaat sesleri, asansör uğultuları, telefon titreşimleri… Uyumadığında tavana bakar, “Bir yerde yanlış yapmasaydım her şey değişir miydi?” diye düşünürdü. Bu sorunun cevabını hiçbir zaman tam olarak bulamamıştı.
Ceren’in kendine ait küçük bir alışkanlığı vardı. Sabah erken saatlerde, plaza çalışanları henüz gelmeden Ataşehir Bulvarı’na yakın bir bankta otururdu. Elinde karton bir bardak kahve olurdu. Çantasından küçük bir defter çıkarır, karalamalar yapardı. Sayılar, şekiller, yarım kalan hesaplar… Bu defter, onun eski hayallerine açılan sessiz bir kapıydı.
www.anadoluescortlari.com
Bir sabah bankta otururken, karşıdaki eğitim merkezinin camında bir ilan gördü: “Ücretsiz bilgisayar ve temel muhasebe kursu.” Ceren yerinden kalkmadı ama gözleri ilanda kaldı. Kalbi hafifçe hızlandı. İçeri girmekten korktu. Çünkü umut etmek, hayal kırıklığını da beraberinde getirirdi. Ama o ilan, bütün gün aklından çıkmadı.