Ataşehir öğleden sonraları parlak ve soğuk olurdu. Geniş caddelerde yürüyen insanlar aceleciydi; kulaklıkları takılı, gözleri telefon ekranlarında… Binalar yüksekti, pencereler parlıyordu. Dışarıdan bakıldığında her şey düzenli www.anadoluescortlari.com ve güçlü görünürdü. Ama bu düzenin içinde sessizce tutunmaya çalışan hayatlar da vardı. Derya, onlardan biriydi. Yirmi altı yaşındaydı. Ataşehir’in iş merkezlerine yakın ama kimsenin dönüp bakmadığı bir sokakta, eski bir apartmanın üçüncü katında yaşıyordu. Dairesi küçüktü; bir yatak, dar bir mutfak ve pencerenin önünde eski bir koltuk… Pencereden baktığında plaza ışıkları görünürdü. O ışıklar ona her zaman uzak bir dünyayı hatırlatırdı. Derya İstanbul’a beş yıl önce gelmişti. Ailesinden ilk ayrılışıydı. Başlangıçta umutluydu. Ataşehir’de bir ofiste asistan olarak çalışmış, sabahları düzgün giyinip işe gitmişti. Ama hayat, planladığı gibi ilerlememişti. Maaşı kiraya www.anadoluescortlari.com yetmemiş, borçlar artmış, yalnızlık ağırlaşmıştı. Zamanla verdiği kararlar, onu hiç istemediği bir noktaya sürüklemişti. O günlerde kendini güçlü hissetmiyordu; sadece çaresizdi. www.anadoluescortlari.com Geceleri Ataşehir’in ışıkları altında yürürken, kendini ikiye bölünmüş hissederdi. Bir yanı güçlü görünmeye çalışır, diğer yanı sürekli yorulurdu. İnsanların bakışları çoğu zaman kısa ve yüzeyseldi. Kimse onun günlerce kimseyle konuşmadan yaşadığını, bazen aynaya bakmaktan kaçındığını bilmezdi. Kimse Derya’nın eskiden çocuk kitapları okumayı sevdiğini, masal yazmayı hayal ettiğini sormazdı. www.anadoluescortlari.com Gündüzleri uyumak onun için kolay değildi. Ataşehir gündüz de sessiz olmazdı. İnşaat sesleri, trafik, apartman kapılarının açılıp kapanması… Uyumadığında tavana bakar, “Ben buraya nasıl geldim?” diye düşünürdü. Kendine kızdığı olurdu ama suçlamaktan yorulmuştu. Hayatın bazı insanlara daha ağır davrandığını kabul etmeye başlamıştı.