Ümraniye sabahları gürültülü uyanırdı. Minibüs kornaları, kepenk sesleri, sokak aralarından yükselen konuşmalar… Her şey aceleciydi. Sanki herkes bir yere yetişmek zorundaydı. Elif bu kalabalığın içinde kaybolmayı öğrenmişti. Yirmi altı www.anadoluescortlari.com yaşındaydı ve hayatının bu noktaya geleceğini kimseye, hatta kendine bile anlatmakta zorlanıyordu. www.anadoluescortlari.com Elif, Ümraniye’nin arka sokaklarından birinde, bodrum katı bir dairede yaşıyordu. Penceresi sokağın ayak hizasındaydı; geçen insanların sadece ayakkabılarını görebiliyordu. Yağmur yağdığında duvarlar nemlenir, ev ağır bir kokuya bürünürdü. Ama yine de orası onun tek sığınağıydı. Kapıyı kapattığında dış dünyadan birkaç saatliğine de olsa uzaklaşabiliyordu. İstanbul’a dört yıl önce gelmişti. Küçük bir şehirden, “okuyacağım ve kurtulacağım” hayaliyle çıkmıştı yola. Bir tekstil atölyesinde çalışmaya başlamıştı önce. Saatler uzundu, para azdı ama Elif dayanmıştı. Sonra atölye kapanmış, Elif işsiz kalmıştı. Ümraniye ucuz görünüyordu ama yaşamak sandığından daha pahalıydı. Borçlar birikti, yalnızlık ağırlaştı. Yardım isteyecek kimsesi yoktu. www.anadoluescortlari.com Hayatındaki kırılma anı tek bir günde yaşanmadı. Küçük adımlar, zorunlu suskunluklar ve “şimdilik” diye başlayan kararlar vardı. Elif zamanla kendini, adını bile anmak istemediği bir hayatın içinde buldu. İnsanlar onunla konuşurken gözlerinin içine bakmazdı. O da bakmamayı öğrendi. Çünkü bakmak, bazen çok fazla şey hissettirdi. Geceleri Ümraniye farklı olurdu. Gündüzün kalabalığı çekilir, sokaklar daha sert bir sessizliğe bürünürdü. Elif eve döndüğünde ayakkabılarını çıkarır, yere oturur ve bir süre kıpırdamazdı. Aynaya bakmaktan kaçınırdı. Aynalar ona, olmak istemediği biri olduğunu hatırlatıyordu. www.anadoluescortlari.com Gündüzleri uyumaya çalışırdı ama çoğu zaman başaramazdı. O zamanlarda eski defterini çıkarırdı. Üniversite hayalleri yazılıydı o defterde. Bir zamanlar psikoloji okumak istemişti. İnsanları anlamak, kendini anlamak… Defterin sayfaları sararmıştı ama hayaller hâlâ oradaydı.