Tuzla’nın dar sokakları sabahları erken uyanırdı. Servis minibüsleri, balıkçı tekneleri ve tersane düdükleri aynı anda hayata başlardı. Sevda, bu gürültünün arasında sessiz kalmayı öğrenmişti. Yirmi üç yaşındaydı ama hayata dair bildikleri, çoğu insandan fazlaydı. Eski bir apartmanın ikinci katında, eşyaları eksik ama düşünceleri ağır bir evde yaşıyordu. Duvarlarda asılı saat, onun için zamanı değil, geçen yılları ölçerdi.
www.anadoluescortlari.com
Sevda’nın Tuzla’ya gelişi bir umutla başlamamıştı. Daha çok, geride bırakılan bir hayal kırıklığının devamı gibiydi. Küçük yaşta annesini kaybetmiş, babasıyla kurduğu ilişki ise hep mesafeli kalmıştı. Evde konuşulmayan sorunlar, Sevda’nın omuzlarına sessizce yüklenmişti. Okulu bırakmak zorunda kaldığında kimse ona “ne istiyorsun?” diye sormamıştı. İstanbul’a gelişinde cebinde fazla para yoktu ama içinde hâlâ bir direnme isteği vardı.
www.anadoluescortlari.com
İlk aylar Tuzla’da bir kuaförde çıraklık yaptı. Saç diplerinde biriken yorgunluk, ayakta geçen uzun saatler… Yine de mutluydu; çünkü kendi ayakları üzerinde durduğunu hissediyordu. Ancak işler yavaşladı, maaşlar gecikti, sonunda iş de bitti. Sevda için asıl zor olan işsiz kalmak değil, çaresiz hissetmekti. Kirayı düşünmek, faturaları saymak, her telefon www.anadoluescortlari.com sesinde irkilmek onu yavaş yavaş köşeye sıkıştırdı.