Şile’de kışın kokusu başkadır. Islak toprak, yosun ve deniz aynı anda hissedilir. Leyla, bu kokuyu ilk aldığında buraya ait olabileceğini düşünmüştü. Yirmi dört yaşındaydı; bavulunda birkaç parça eşya, aklında ise yarım kalmış hayaller vardı. Şile’ye gelişi bir kaçıştan çok, mecburiyetti.
www.anadoluescortlari.com
Leyla çocukluğunu hatırlamaktan kaçınırdı. Evde sürekli eksik kalan bir şeyler vardı: bazen para, bazen sevgi, bazen de güven. Erken yaşta çalışmaya başlamış, “bir süre idare ederim” diyerek okuldan uzaklaşmıştı. O süre uzadıkça uzamış, geri dönmek zorlaşmıştı. Büyük şehirde tutunmak için çabalarken yanlış insanlara güvenmiş, verdiği tavizlerin bedelini ağır ödemişti.
Şile’ye geldiğinde www.anadoluescortlari.com her şey daha sade görünüyordu. Kalabalık yoktu, gürültü azdı. Küçük bir ev bulmuştu; sobası zor yanar, pencereleri rüzgâr alırdı. Ama kimse onu tanımıyordu. Bu anonimlik, Leyla’ya geçici bir güven veriyordu. Yazın işler vardı, insanlar vardı. Kış gelince kasaba sessizliğe büründü. Sessizlikle birlikte geçim sıkıntısı da kapısını çaldı.
www.anadoluescortlari.com
Leyla’nın bu hayata sürüklenmesi bir anda olmadı. Küçük borçlar, ertelenen ödemeler, “son bir kez” denilen kararlar… Kendini suçlamayı çoktan bırakmıştı; çünkü suçlamak, çözüm getirmiyordu. Yine de her gece yatağa girdiğinde içi sıkışırdı. “Bundan sonrası ne olacak?” sorusu, karanlıkta daha yüksek sesle konuşurdu.