Üsküdar’ın arka sokaklarında zaman daha yavaş akardı. Tarihi evlerin gölgeleri, gün batımında kaldırımlara düşer, sokak lambaları yanmadan önce kısa bir belirsizlik anı yaşanırdı. Melis, bu saatleri severdi. Ne gündüzün www.anadoluescortlari.com açık yargısı ne de gecenin tam sessizliği vardı. Yirmi bir yaşındaydı ama hayat ona bu yaşta çok fazla şey öğretmişti. Sultantepe’ye yakın, eski bir apartmanın üçüncü katında, eşyası az ama düşüncesi çok olan bir evde yaşıyordu. Melis’in Üsküdar’a gelişi tesadüf değildi ama planlı da değildi. İstanbul’a ilk geldiğinde yanında sadece bir sırt çantası ve “idare ederim” cümlesi vardı. Ailesiyle bağları erken kopmuştu. Ne geri dönebileceği bir ev ne de dayanabileceği bir omuz kalmıştı. Okulu yarım bırakmış, çalışmak zorunda kalmıştı. Başta gündüzleri bir kafede çalıştı. Boğaza bakan masalara servis yaparken, kendini başka hayatların vitrinine bakıyormuş gibi hissederdi. www.anadoluescortlari.com Zamanla işini kaybetti. Yeni iş bulmak sandığı kadar kolay olmadı. Üsküdar sakin görünüyordu ama geçinmek her yerde zordu. Kiralar arttı, borçlar birikti, telefonlar sustu. Melis, her şeyin bir anda değiştiğini söyleyemezdi. Daha çok, yavaş yavaş www.anadoluescortlari.com daralan bir çemberin içinde kaldığını fark etti. Kendine “geçici” dediği kararlar, onu başka bir hayata taşıdı. Bu hayatı seçtiğini söylemek istemiyordu; çünkü bazen insan sadece seçenekleri tükendiği için bir yolda yürürdü.