Üsküdar’ın sabahları, sanki geçmişten kalan bir hatırayı tekrar tekrar fısıldardı. Dar sokaklar, eski evlerin ahşap kokusu ve Boğaz’dan gelen serin rüzgâr… Leyla, bu seslerin arasında güne başlarken çoğu zaman kendini iki farklı dünyanın www.anadoluescortlari.com arasında kalmış hissederdi. Yirmi üç yaşındaydı. Küçük, eşyasız sayılabilecek bir odada, İcadiye taraflarında tek başına yaşıyordu. Oda, onun sığınağıydı ama aynı zamanda yalnızlığının da en net kanıtıydı. Leyla’nın Üsküdar’a gelişi bir hayalle başlamıştı. İstanbul’a geldiğinde okumak, kendi ayakları üzerinde durmak istiyordu. Bir süre her şey yolunda gitti. Gündüzleri bir pastanede çalıştı, akşamları derslere girdi. Yoruluyordu ama umutluydu. Ta ki ailesinden gelen haberler, maddi sorunlar ve üst üste yaşanan hayal kırıklıkları onu yavaş yavaş köşeye sıkıştırana kadar. www.anadoluescortlari.com İşini kaybettiğinde bunun geçici olduğunu düşündü. Yeni bir iş bulur, her şey düzelirdi. Ama zaman geçtikçe borçlar arttı, ev sahibi sabırsızlandı, telefonlar cevapsız kaldı. Leyla’nın verdiği kararlar bir anda değil, yavaş yavaş değişti. Kendine “bir süreliğine” dediği her şey, hayatının merkezine yerleşti. En zor olanı, kendine duyduğu hayal kırıklığıydı. www.anadoluescortlari.com Geceleri Üsküdar bambaşka bir hâl alırdı. Gündüzleri huzurlu görünen sokaklar, akşam olunca daha sessiz, daha mesafeli olurdu. Leyla bu saatlerde kendini görünmez hissederdi. Kimse ona kim olduğunu sormaz, kimse yarınını merak etmezdi. Bu görünmezlik bazen acıtır, bazen de onu hayatta tutan bir kalkan olurdu.