Pendik’te sabahlar erken aydınlanırdı ama Aylin için gün hiçbir zaman gerçekten parlak başlamazdı. Sahile yakın ama denizi görmeyen dar bir sokakta yaşıyordu. Ev dediği yer, eski bir apartmanın üçüncü katında, rutubet kokusunun www.anadoluescortlari.com duvarlara sindiği küçük bir daireydi. Penceresini açtığında deniz yerine minibüslerin gürültüsünü, insanların aceleci adımlarını duyardı. Hayatı da tam olarak böyleydi: hep bir yerlere yetişmeye çalışan ama hiçbir yere varamayan bir koşu.
Aylin yirmi iki yaşındaydı. Yaşını söylediğinde insanlar şaşırırdı; çünkü omuzlarındaki yük yaşından büyüktü. Pendik’e birkaç yıl önce gelmişti. “Burada yeni bir başlangıç yaparım” demişti kendine. Başta bir markette çalıştı, ardından bir depoda. Uzun saatler, düşük ücretler, bitmeyen yorgunluk… Bir süre sonra ne kadar uğraşsa da yetmediğini fark etti.
www.anadoluescortlari.com
Onu bu hayata getiren şey tek bir yanlış değildi. Küçük çaresizlikler birikti, kapılar yavaş yavaş kapandı. Aylin hiçbir zaman bu hayatı hayal etmemişti. Ama hayal etmediğin bir yerde uyanmak, bazen kaçınılmaz olabiliyordu. İnsanlar onun hakkında www.anadoluescortlari.com kolayca hüküm veriyordu; oysa kimse, hangi çıkmazlardan geçerek buraya geldiğini bilmiyordu.
Pendik geceleri başka bir yüzünü gösterirdi. Sahil ışıkları uzaktan parıldar, ama arka sokaklar sessiz ve sert olurdu. Aylin bu sokaklarda yürürken dikkatli olmayı öğrenmişti. Göz teması kurmamayı, hızlı yürümeyi, duygularını yüzünden silmeyi… Hayatta kalmanın yazısız kuralları vardı ve o bu kuralları istemeden ezberlemişti.