Kartal’ın arka sokaklarında sabahlar her zaman aceleyle başlardı. Minibüslerin sesi, kepenklerin gürültüsü ve uzaktan gelen deniz kokusu… Derya, bu seslerin arasında www.anadoluescortlari.com uyanmayı uzun zamandır alışkanlık haline getirmişti. Yirmi üç yaşındaydı; gençti ama içindeki yorgunluk çok daha eskiydi. Kartal’da, tren yoluna yakın, rutubetli bir evde tek başına yaşıyordu. Ev küçüktü ama yalnızlığına yetiyordu.
www.anadoluescortlari.com
Derya’nın hikâyesi, çoğu zaman anlatılmayan türdendi. İstanbul’a gelişinde hayal kurmuştu. Bir kuaförde işe girmiş, meslek öğrenmek istemişti. İnsanların aynaya bakarken yüzlerindeki değişimi izlemek hoşuna giderdi. Ama iş düzeni bozuldu, salon kapandı. Ardından gelen işsizlik dönemi, Derya’yı en savunmasız yerinden yakaladı. Kartal’da tutunmak kolay değildi; her şey pahalıydı ve yardım istemek her zaman bir seçenek gibi durmuyordu.
www.anadoluescortlari.com
Ailesiyle konuşmaları kısa ve yüzeyseldi. “Çalışıyorum, iyiyim,” demek gerçeği anlatmaktan daha az acı veriyordu. Oysa Derya geceleri uyuyamıyor, gündüzleri sürekli bir çıkış yolu düşünüyordu. Seçenekleri azaldıkça, düşünceleri daraldı. Hayatta kalmak, çoğu zaman hayal kurmaktan daha acil hale gelmişti.
Verdiği kararlar, Derya’yı hem ayakta tutuyor hem de içten içe tüketiyordu. Kartal’ın kalabalığında kaybolmayı öğrenmişti. İnsanlara fazla yaklaşmıyor, kendini korumak için mesafe koyuyordu. Güven, onun için artık riskli bir kelimeydi. Eve döndüğünde ayakkabılarını kapının önünde çıkarır, sanki dışarıdaki hayatı içeride bırakmak ister gibi derin bir nefes alırdı.