Kartal’da gün doğmadan önce sokaklar kısa bir süreliğine sessizleşirdi. Fabrika servisleri henüz geçmemiş, sahilden gelen rüzgâr apartmanların arasında dolaşmaya başlamış olurdu. Sevda, bu sessizliği severdi. Çünkü o anlar, kimseye www.anadoluescortlari.com hesap vermeden düşünebildiği tek zamanlardı. Yirmi beş yaşındaydı ama hayat ona çok daha erken yaşlanmayı öğretmişti.
Sevda, Kartal’a ilk geldiğinde cebinde birkaç yüz lira ve büyük umutlar vardı. Küçük bir kasabadan çıkıp İstanbul’a gelmişti; “çalışırım, bir düzen kurarım” diye düşünmüştü. İlk aylar bir çağrı merkezinde işe girmişti. Gürültülü ofis, bitmeyen vardiyalar ve sürekli değişen kurallar onu yormuştu ama yine de dayanmıştı. Ta ki bir gün “küçülmeye gidiyoruz” denilene kadar. İşini kaybettiğinde, Kartal’daki hayatının da yavaş yavaş çözülmeye başladığını hissetti.
www.anadoluescortlari.com
Kirasını ödeyemediği aylar geldi. Ev arkadaşı ayrıldı, borçlar birikti. Sevda kimseye derdini anlatamadı. Ailesine güçlü görünmek istiyordu; “iyiyim” demek, gerçeği söylemekten daha kolaydı. Kartal Meydanı’nda kalabalığın içine karıştığında, herkesin bir yere yetiştiğini ama kendisinin yerinde saydığını düşünürdü.
www.anadoluescortlari.com
Hayatındaki en zor karar, bir gecede alınmadı. Uzun süren bir yıpranmışlığın sonucuydu. Sevda kendini suçladı, sorguladı, inkâr etti. Ama sonunda hayatta kalmanın bazen insanı istemediği yollara sürüklediğini kabul etti. Bu kabul, onu rahatlatmadı; sadece ayakta tuttu.